Daha önceki yazılarımda da çokça bahsettiğim gibi sosyal ağları artık çok sık kullanır olduk. İlkokul arkadaşlarımızı bulmak için, iş veya işçi bulabilmek için, müzik dinlemek ve video izlemek için, yer imlerimizi saklayabilmek için ve aynı zamanda bütün bunları yine arkadaş çevremizle paylaşabilmek için onlarca servis kullanıyoruz ve bu platformlarda bir çok bilgimizi paylaşıyoruz. Bu gibi platformlarda profil oluşturmak çok da basit herkesin bildiği gibi, bir kaç dakika içerisinde halloluveriyor herşey. Ancak bu profilleri kalıcı olarak silmek her zaman oluşturmak kadar basit olmuyor tabi. Bazı sitelerden bütün bilgilerimizi sildiğimizi düşünsek de aslında göründüğü gibi olmuyor.
“Peki herhangi bir nedenden dolayı içerisinde bulunduğunuz bu sosyal sistemlerden bütün bilgilerinizi silmek istediğiniz hiç oldu mu?” Ben büyük bir çoğunluğun bunu en az bir kere istediğini düşünüyorum. Bu yüzden sıklıkla kullanılan bu servislerden profillerinizi nasıl silebileceğinizden bahsedeceğim.
Facebook
Tabi ki Facebook dururken başka bir servisten başlamak düşünülemezdi. Bilindiği üzere Facebook’tan profil silmek diğer sitelere göre çok daha zor. Eğer Facebook hesabınızdan kurtulmak istiyorsanız iki seçeneğiniz var. Biri daha sonra fikrinizi değiştirip geri dönebilmenize yarayan “hesap dondurma” işlemi. Diğeri ise kökten çözüm olmasını umduğumuz hesabı tamamen silme seçeneği. Hesap dondurma işlemi oldukça basit, daha önce yapmamışsanız bile mutlaka yapanlara rastlamışsınızdır. Yine de bir tarif edelim: “Hesap Ayarları”na girdikten sonra “Hesabımı Dondur” linkini kullanarak bu işlemi gerçekleştirebilirisiniz.
Gelelim biraz daha kesin olan ikinci çözümümüze. Bunun gerçekleşebilmesi için Facebook’a bir talep göndermeniz gerekiyor. Ancak önemli olan nokta ise Facebook’un hesabınızı çabucak silmemesi ve silme talebi gönderdikten sonra – yani başka bir deyişle Facebook hesabınızı kalıcı olarak silmeden önce- hesabınıza herhangi bir şekilde giriş yapıldığında gönderdiğiniz talebin otomatik olarak iptal olması. Bu yüzden herhangi bir kazaya ihtimal vermemek adına kullandığınız tarayıcıların hemen hepsinde Facebook hesabınızdan çıkış (log out) yapmakta fayda var.
Hesabınızın silinmesi için göndermeniz gereken talebe de buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca hesabınızın ne kadar sürede silineceği konusunda Facebook’un yaptığı herhangi bir açıklama yok. Siz kesin olması için 1 ay kadar Facebook’u ziyaret etmeseniz iyi edersiniz bence. (:
Hesap silme işlemi için daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz FAQs kısmına bir göz atabilirsiniz.
Twitter
Facebook hesabını silmeyle karşılaştıracak olursak Twitter hesabını silmek çok daha kolay bir işlem. Tek yapılması gereken hesabınızdan Account Settings’e girip sayfanın altında yer alan “Deactivate my account” linkini kullanarak hesabınızı silmek. Twitter için kalıcı silme işlemi bu kadar.
Ancak ileriki bir zamanda mail adresinizi ve diğer bilgilerinizi (kullanıcı adınız gibi) Twitter’da tekrar kullanmak istiyorsanız, silme işlemini gerçekleştirmeden önce bunları her ihtimale karşı değiştirmelisiniz.
Konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Windows Live
Windows Live hesabını silmenin şaşırtıcı derecede kolay olduğunu en başta belirtmeliyim. Sorun oluşturabilecek tek konu ise, Windows Live hesabınızı kullanarak kayıt olduğunuz diğer servislere – hesabınızı kapatmak için bile – bir daha ulaşamayacak olmanız. Bunun için öncelikle bu sitelerle teker teker işlerinizi halledip daha sonra Windows Live hesabınızı silmeniz gerekecek.
Windows Live hesabınızı silmeye karar verdiyseniz, tek yapmanız gereken Windows Live Account’da oturumunuzu açtıktan sonra, sayfanın altında kalan “Close your account” linkini kullanarak silme işlemine başlamak. Karşınıza gelecek sayfada hesabınızı kapatmanız durumunda nelerin olacağını anlatan maddeler bulunuyor ve bu maddelere hesabınızın kalıcı olarak silineceğini belirten bir madde de dahil.
Belirtimesi gereken bir diğer konu ise, eğer Windows Live hesabınız ile Microsoft mail ilişkilendirmesi yapılmışsa Windows Live hesabınızı silemezsiniz. Bunun için ilk önce “Close your Microsoft account” linki kullanarak o hesabı silmelisiniz.
MySpace
MySpace’e kayıt olduğunuz e-mail hesabınıza hala ulaşabiliyorsanız MySpace hesabınızı silmekte zorlanmayacaksınız. MySpace hesabınıza giriş yaptıktan sonra izlemeniz gereken yol şu şekilde: “Hesabım – Hesap – Hesap İptali – Hesabı İptal Et”. Burdan sonra MySpace mail adresinize hesap kapatma işleminin tamamlanmasıyla ilgili açıklamaların olduğu bir mail gönderecek. Ancak mailin gelmesi 1-2 gün sürebilir. Mail geldikten sonra hesabınızı silmeyi doğrulamanız gerekiyor ve doğrulandıktan sonra da hemen hesabınız siliniyor.
MySpace’e kayıt olduğunuz e-mail hesabınıza ulaşamıyorsanız da yapabileceğiniz birşeyler var. Bunun için önce MySpace hesabınızdaki bilgilerinizi silmeniz gerekiyor. Daha sonra da MySpace’e profilinizi silmesi için talebinizi, friend ID veya URL’nizle birlikte iletebilirsiniz. Bunun ne kadar sürede gerçekleşeceği ise belirsiz.
MySpace’in FAQ kısmında bununla ilgili açıklamalara göz atabilirsiniz dilerseniz.
Geçtiğimiz ay Facebook’un yazılım geliştiriciler için gerçekleştirdiği f8 konferansında açıklanan servis, Docs.com kullanıma sunuldu. Docs.com; Microsoft Office dökümanlarının internet üzerinden kullanılmasını sağlayan bir servis olmasıyla birlikte, Facebook entegrasyonu sayesinde, Facebook’taki arkadaşlarınızla dökümanları paylaşıp, bunlar üzerinde çalışma imkânını bizlere sağlıyor.
Bu sabah Docs.com’dan gelen bir bilgilendirme maili sayesinde servisi deneme şansımızın olduğunu öğrendim ve şuanda Beta olarak kullanımda olan servisi incelemeye başladım. Docs, bizlere Microsoft Word, Powerpoint ve Excel dökümanlarını oluşturma, düzenleme ve Facebook üzerinde paylaşma imkânı sağlıyor. Aynı zamanda Facebook’ta düzenlemesine izin verdiğimiz arkadaşlarımız da doküman üzerinde düzenleme yapabiliyorlar.
Eğer Docs’un Facebook entegrasyonu sorunsuz bir şekilde çalışırsa – ki şuan öyle gözüküyor – Google Docs’a bir rakip olabilir. Zira Facebook’un kullanıcı potansiyelini göz önünde bulundurduğumda, bu servisin hızlı bir yayılma göstereceğini düşünüyorum. Ancak bu servisin Google Docs kadar başarılı olup olamayacağı konusu ayrı bir tartışma konusu olabilir tabi. Bakalım Facebook oluşturduğu kullanıcı kitlesini elinde tutabilmek için daha ne gibi yeniliklere gidecek.
Daha önceki birçok yazımda da belirttiğim gibi sosyal medyanın önemi gün geçtikçe daha çok artıyor. İnsanlar internette geçirdikleri sürenin önemli bir kısmını sosyal ağlarda paylaşımlar yaparak değerlendiriyorlar. Google da ülkemizde ve dünyada lider konumda olan Facebook, Twitter gibi rakiplerinden kendisine pay çıkartabilmek için geliştirdiği, sosyal medyanın yeni oyuncağı olarak görülen servisini dün akşam saatlerinde kendi blogundan duyurdu.
Google Buzz adı verilen bu servisin en büyük özelliği Gmail’e entegre olarak gelmesi ve diğer Google ürünleri ile etkileşim sağlayabilmesi. Bu özelliği sayesinde Google kullanıcı kitlesini artırma konusunda sıkıntı yaşamayacağa benziyor. Zira Gmaili ayda 170 milyon’un üzerinde tekil kullanıcı ziyaret ediyor.
Aşağıda yer alan videoyu izlediğinizde Google Buzz’ın yapısının Friendfeed’e benzerliğinin, Türk kullanıcıların bu servise adapte olması açısından, Google’a bir artı daha kazandırdığını göreceksiniz. Google Buzz, Friendfeed’de olduğu gibi, düşüncelerimizi ister yakın arkadaşlarımızla, istersek de herkesle paylaşmamız konusunda bizleri özgür bırakmış. Yani istenildiği takdirde paylaşımlarımız Google aramalarına kapatılabiliyor.
Bu yeni servisin bir diğer önemli özelliği de; mobil olarak kullanılabilmesi ve bizlere bulunduğumuz yeri de rahatlıkla paylaşabilmemize olanak sağlaması olmuş. Google Mobile Blog’da belirtilene göre, şuan hali hazırda sadece Android tabanlı telefonlarda ve iPhone’larda kullanılabilir durumda.Ancak diğer platformlarda da kullanımı için çalıştıklarını belirtmişler. Google Mobile Blog’da yer alan video da aşağıda yer alıyor. Dilerseniz onu da izleyerek daha ayrıntılı bilgi sahibi olabilirsiniz.
Son Olarak
Yazıyı bitirmeden atlamamam gereken noktalara da değinmek istiyorum. Bu servisi denemek isterseniz Gmail’inizde Gelen Kutusu’nun hemen altında Buzz sekmesini görebilirsiniz. Ancak henüz göremiyorsanız Google Buzz, sizde aktif olmamış demektir. Bunun için Google gerekli açıklamayı da şöyle yapmış:
Buzz’ı herkes için kullanıma sunma işlemi hala devam ediyor. Bu nedenle, henüz Gmail hesabınızda göremiyorsanız, kısa bir süre sonra tekrar kontrol edin.
Günümüzde dijital medyanın, geleneksel medyayı tahtından edeceği görüşü hızlı bir artış gösteriyor. Çünkü dijital medyanın gün geçtikçe ünlüleri, köşe yazarlarını, televizyoncuları da bünyesine katarak daha da güçleniyor olması, insanların bilgiye daha kolay ulaşmasını sağlıyor. Ayrıca sosyal medyanın tüketicilerin tercihlerini dahi etkilemesi de kaçınılmaz bir hal almış durumda. Neyse ki Türkiye’deki kurumlarda bunun yavaş yavaş farkına varmaya başladılar ve kendi bloglarını oluşturup, sosyal medyadaki yerlerini almaya başladılar.
Bu Konuda Başarıyı Yakalamış Olanlar!
Son zamanlarda internet kullanıcılarına daha samimi bir şekilde yaklaşmanın değerini anlayarak kendi blogunu oluşturanların başında Turkcell geliyor. TurkcellBlog’un içeriğinin tamamını Turkcell çalışanları sağlıyor ve gerçekten kullanıcıları için yararlı konulara yer veriliyor. TurkcellBlog’un hayata geçirilmesi, Turkcell içerisinde yapılan “Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıkları” araştırmasının bir sonucu olmuş aslına bakarsanız. “TurkcellBlog’da Ne Var Ne Yok?” merak ediyorsanız, TurkcellBlog’un hakkımızda yazısını okuyarak bu blog’u incelemeye başlamanızı tavsiye ediyorum.
Ayrıca şirketlerin sosyal ağlarda yerini almasına da bir örnek vermek istiyorum. TTNet’in Twitter ve Friendfeed üzerinden destek vermesi buna en güzel örnek bana kalırsa. Bu konuyla ilgili TTNet A.Ş gerekli açıklamayı buradaki adresten yapmıştı. Sosyal ağlardaki bu destekten sanırım memnun kalmayan kimse yok. Memnun kalanlar arasında bende yerimi aldım bu arada. TTNet’in bu güzel adımının diğer şirketlere de örnek olması herkesin temennisi. Umarım yakın zamanda diğer şirketler de buna benzer hizmetlerini hayata geçirirler.
2010 Yılı için Bazı Öngörüler…
Gelişen teknolojiyle birlikte piyasaya çıkması söz konusu olan Tablet PC’lerin, 3G destekli diğer akıllı telefonların, 2010 yılında her yere yayılacağını göz önüne alarak düşünürsek, sosyal ağların daha da çok yayılacağı bir yıl geçireceğimiz şüphesiz. Bu yüzden, özellikle ülkemizdeki diğer şirketlerin de bu gibi konularda güzel atılımlar gerçekleştireceği görüşündeyim. Zira yabancı şirketler bu gibi atılımların önemine çoktan varmış bulunuyorlar.
Bekleyelim ve 2010 yılında sosyal medyanın, markalar tarafından kullanımı ne gibi gelişmeleri beraberinde getirecek birlikte görelim.
Son zamanlarda, ülkemize özellikle Facebook aracılığı ile gelen ve birçoğumuzun günlük vazgeçilmezleri arasına giren, sosyal içerikli sitelerin artışından herkes haberdardır. Sosyal ağların bu denli hayatımıza girmesinin zararlarının yanında yararlarının da olmadığı iddia edilemez bir durum bana kalırsa. Nitekim yararlı olabileceğini düşündüğüm sosyal ağların başında, Business Network yani iş ağları geliyor.
Bilindiği gibi Facebook, Friendfeed, Twitter gibi sosyal ağlarda iş amaçlı gruplara üye olarak iş bulabilmeniz mümkün. Bu tarz sosyal içerikli siteler, çevrenizin genişlemesine ve yeni insanlar tanımanıza olanak sağladığı için aynı ilgi alanlarına sahip birçok kişiyi de bir araya getirebilecek potansiyele sahiptir. Bununla birlikte sadece iş bulmak amacıyla kurulmuş sosyal ağlarda yer alıyor internette. Business Networking sayesinde kendinizi profesyonelce tanıtarak iş bağlantıları kurmanın, iş ilanları vermenin veya iş başvurularında bulunmanın daha kolay bir hal aldığı şüphesiz.
Peki, Hangi Platformlar İş Bağlantıları Kurmanızda En İyi Yardımcınız?
Bu başlık altında iki platformdan bahsedeceğim. Bunlardan biri Avrupa’nın lider konumundaki sosyal iş ağı olan Xing, diğeri ise ABD’de yaygın olarak kullanılan ve sosyal iş ağlarında en bilinen olan LinkedIn!
Xing ile Tek Tıkla İş Bağlantıları Kurun!
Xing’in Avrupa’nın lider konumunda olan sosyal iş ağı olduğunu az önce de belirtmiştim. Dilerseniz biraz daha ayrıntısına girelim bu platformun ve birkaç özelliğini listeleyelim.
Öncelikle Xing’in 16 farklı dil desteği bulunuyor ve bu diller arasında Türkçe dil desteği de sunuluyor bizlere.
8 milyondan fazla üyesi olan bu site sayesinde çeşitli etkinlikler düzenleyerek veya düzenlenmiş etkinliklere katılarak diğer kullanıcılarla yüz yüze tanışma ve çevrenizi genişletme imkânı bulabilirsiniz.
Gelişmiş profil sayfanız sayesinde kendinizi profesyonelce tanıtabilir ve gizliliğinizi istediğiniz ölçüde sağlayabilirsiniz. Ayrıca dilerseniz profilinizin arama motorlarından da ulaşılabilmesini sağlayabilirsiniz.
Kişisel giriş sayfanızı görünmesini istediğiniz bilgilerinize göre düzenleyebilir, sürükle bırak yöntemiyle bilgilerinizin görüntülenme sırasını değiştirebilirsiniz.
Xing’in bu özelliklerinin dahası da var tabi ki. Listenin geri kalanına ulaşmak isterseniz, Xing’in bizlere sunduğu buradaki rehberli turdan yararlanabilirsiniz. Hemen ücretsiz olarak üye olmak isterseniz buradan üyelik formunu doldurarak başlayabilirsiniz.
50 Milyondan Fazla Profesyonel; Fikir, Fırsat ve Bilgilerini Paylaşmak için LinkedIn Kullanıyor!
Gelelim Dünya’nın en bilinen Business Network servisine. Hemen her saniye yeni bir üyeyi bünyesine katan ve üyelerinin yarısını Amerika dışında 200′e yakın ülkeden sağlayan bir iş ağı olan LinkedIn’in yaklaşık 50 Milyon üyesi bulunuyor. Bununla birlikte 500 şirket de eleman bulmak için LinkedIn’de yerini alıyor. Ayrıca LinkedIn kullanarak yapabileceklerinizden bazılarını listelemenin sizler için yararlı olabileceğini düşünüyorum:
LinkedIn sayesinde iş fırsatlarını değerlendirip, kendinize kolayca çevre edinebilirsiniz.
Bağlantılarınızla projeler oluşturup, geliştirebilirsiniz. Ayrıca dosya paylaşarak ve birlikte çalışarak problemlerinizi rahatlıkla çözebilirsiniz.
Gruplar oluşturup veya gruplara katılıp iletişime geçtiğiniz profesyonel arkadaşlarınız sayesinde yeni fikirler üretebilirsiniz.
Şirketiniz için en iyi yetenekleri keşfedebilirsiniz.
Son Sözler
Bu yazımda işinize çokça yarayacağını düşündüğüm iki sosyal iş ağından bahsettim. Bütün yapabileceklerinizi görebilmeniz için mutlaka kendinizin de denemenizi tavsiye ediyorum. Son olarak bu sosyal ağlarda bana ulaşmak isterseniz aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.