Sosyal Ağlar ve Hayatımızdaki Yeri!
Sosyal ağların ne denli hayatımızda olduğunu uzun zamandır düşünüyordum. Bu kadar çok insanın sürekli fotoğraflarını eklemesi, izledikleri videoları paylaşması ve neredeyse internette başka hiç birşey yapmaması sürekli beni rahatsız ediyordu. Bir yandan da yakın çevremden “Bilgisayar başında bu kadar ne yapıyorsun?” tarzındaki soruları sıklıkla almam da cabası. Gelen bu sorulara verdiğim bir iki örnekten sonra bilgisayarımın başında boş işler yapmadığımı anlayanların tepkiside gayet iyi oluyor aslında. İnsanlar internette vakit geçirmek deyince bu tarz sosyal ağlarda video izlemek, resimler paylaşmak, başkalarının eklediklerine yorumlar yapmaktan ötesini pek düşünmüyorlar malesef. Ancak bunun yanında bu nimetleri daha bilinçli kullananlar da var. Peki sizce nedir bu sosyal ağların amacı?
Nedir bu Sosyal Ağlar?
Aslına bakarsanız kendinize bir grup oluşturup (arkadaş listeniz gibi); fikirlerinizi, çalışmalarınızı paylaşmak, yeni çözümler üretmek ve tabi bunu sanal bir ortamda yapmak, yaparken de sosyalleşmek bu işin özü. Ülkemizde ve dünyada bunun en yaygın örneği tahmin edeceğiniz gibi Facebook. Uzaktaki bir yakınınızı veya uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızı bulma ve iletişime geçme konusunda gayet faydalı ve yararlı olabilecek bir site olmasına karşın paylaştıklarınıza da dikkat etmeniz gereken, güzellikleri yanında bilinçli kullanılmayı da gerektiren bir site aslında Facebook.
Sosyal Ağları Biliçli Kullanmak da Nedir?
Yaklaşık 2 yıldır bu Facebook fırtınası süregeliyor ülkemizde. İnsanlar kişisel bilgilerini, fotoğraflarını, videolarını paylaşıyorlar ve birbirlerinin yaptıklarından anında haberdar olmaya çalışıyorlar. Öyle bir hal almış ki artık en ufak fırsatta Facebook, Messenger hesaplarını da açmayı ihmal etmeyen insanlar çoğunlukta. Ayrıca bilinçli kullanılma yolunda ülkemizde pek yol katedememiş Facebook ve türevleri internet üzerindeki kalitesiz içeriğin de başlıca sebepleri haline geldiler.
Şu sıralar Facebook’tan daha yararlı olduğunu düşündüğüm sosyal ağlar da yok değiller. Eğer daha önce bu blogu ziyaret ettiyseniz ekranınızın hemen sağ tarafında bulunan “Hakkımda” yazısının altındaki butonları görmüşsünüzdür tahminimce. İlk defa duyanlarınız varsa “Nedir bu Twitter ve FriendFeed?” dediğiniz de mutlaka olmuştur. Bu siteler ülkemizde yeni yaygınlaşmaya başlayan “mikrobloglama” servisleri. Bunlardan da kısaca bahsetmek istiyorum hemen.
Twitter, “Yemek yiyorum”, “İşteyim” gibi anlık durumlarınızı 140 karakter kısıtlamasıyla paylaşmanıza yarayan bir mikrobloglama servisi az önce de belirttiğim gibi. Ancak bu servisin daha yaygın olan kullanım şekli biraz daha farklı. Kullanıcılar internette dolaşırken rastladıkları kaynakları duyuruyorlar veya eklentiler sayesinde bloglarında yeni yazdıkları yazının Twitter hesaplarına gönderilmesini sağlıyorlar ve daha çok insana sitelerinin linkini ulaştırmış oluyorlar.
FriendFeed de yine Twitter benzeri bir servis. Üyeliğinizi açtığınza kullandığınız diğer kaynakları buraya ekliyorsunuz. Blogunuz, Facebook profiliniz, Twitter hesabınız gibi. Böylece sizi FriendFeed’de ziyaret edenler diğer hesaplarınızdan da haberdar olabiliyorlar. Bu servisleri birbirleriyle etkileşim halinde kullanabilmek de bir diğer özelliği bu tarz sitelerin. Örnek vermek gerekirse Twitter da yazdığınız o anki durumunuzu (etkileşimli kullanıyorsanız tabi) anında FriendFeed’de görebilirsiniz. Tam tersi ve çeşitleri de mevcut tabi ki.
Bunların dışında da bir çok sosyal ağa rastlamanız mümkün. Bu sayede internet başındayken de sosyalleşebilirsiniz. Ancak bu sosyalleşmenin sürekli video paylaşmaktan, paylaşılanlara yorumlar yapmaktan ibaret olmadığı düşüncesindeyim ben. Bir etkinlikte çektirdiğiniz fotoğrafınızı arkadaşınızdan almanız bu teknolojiden önce belki aylar alıyordu, şimdilerde ise siz eve gitmeden kullandığınız sosyal ağlarınızda arkadaşınız tarafından paylaşılmış oluyor. Bence basit ve faydalı bir kullanım şekli. Ayrıca bu sitelerde verdiğiniz kişisel bilgilerinize dikkat etmeniz gerekiyor. Daha sonra silmek isteyeceğiniz bilgilerinizi en başta paylaşmamakta yarar var. Son olarak gerekli uyarıdan sonra eğer bu tarz şeyler ilginizi çekiyorsa bahsettiğim servislere birde siz göz atın ve dilerseniz yorum bırakarak düşüncelerinizi belirtin.
Bir de bunlara göz atın:
3 Yorum
Trackbacks/Pingbacks
- Her şey masum bir istekle başladı. İlkokul arkadaşımızı bulacağız diye girdik; neler bulduk neler | Anılcan ERÇOLAK - [...] Minik de olsa bir web sitesine sahip olmanın havalı olduğu yıllarda tanışmaya başladık sosyal ağlarla. Ufak ufak profiller oluşturup ...
- Sosyal A - [...] [...]

Ahh Facebook ahh… Nasıl bir illetse tüm Türkiye’yi kasıp kavurdu. İlkokul 2′ye giden kuzenimde bile facebook hesabı bulunuyor. Düşünün popülerlik derecesini. Aslına bakarsanız herkes facebook gibi siteleri aforoz etse de çok yararlılar. Senin de belirttiğin gibi paylaşım konusunda (resim), haberleşme, etkinlik olacağında haberdar olma gibi şeyler mevcut. Allah facebook’u başımızdan eksik etmesin.
Yazı da doyurucuydu bu arada.
Öneri: chip.com.tr’ye üye ol. Blog aç. Oradan sitene de bağlantı verirsin. Popülariten okunman artan. Bir yazım sadece 1 hafta da 1008 kez okunmuştu.
Yorum için teşekkürler. Ayrıca önerin için de. Onu bir inceleyeceğim.
Sosyal ağlar konusunda bir sunum yapacağım. bu yazın bana yeni fikirler verdi çok teşekkr ederim
Yazdıklarında en ufak bir hata yok bence güzel bir yazı tebrik ederim